logo

Tuesday 11th of August 2020

Giriş Formu




Mustafa Özarslan ile Söylesi PDF Yazdır e-Posta
Kadim Ülker tarafından yazıldı.   
Pazar, 25 Şubat 2007 14:45
Image
Mustafa Özarslan ile Söylesi
Türküye Aşık, Toprağına Sadık Sanatçı Mustafa Özarslan Ankara'nın Seyranbağları mahallesinde bir 
gecekondu bölgesi
vardı. Vardı diyorum, çünkü artık gecekondu bölgesi değil. Kat kat apartmanlar
dikilmiş ve orada eskiden ikamet edenlere rastlamak mümkün
değil. Buranın adı Zafertepe'dir.
Adından da anlaşılacağı gibi
gerçek bir tepe. Bir taraftan Cebeci, Türközü, öbür taraftan Ahmetler,
diğer taraftan ise Bağcılar ve Küçükesat'ı görür. Burada
İkâmet edenler genellikle Çorum, Yozgat
ve Sivas'tan gelenlerdi.
Genel olarak dar gelirli çevrenin, yani küçük memurların, köyde tarlasını satıp,
bir gecekondu alıp da onunla geçinenlerin yanında,
babaları ve eşleri yurtdışında bulunan kadın ve
çocukları
ikamet ederdi. Hemen hemen herkes birbirlerini tanırdı. Küçükler kollanır, karşılıklı
yardımlar olağan kabul edilirdi. Üniversite
okuyan lise öğrencisine, lisede okuyan ortaokul öğrencisine,
ortaokul
öğrencisi ise ilkokul talebesine örnek olurdu. Karşılıklı etkileşim çok yoğun yaşanırdı. Ne de
olsa birbirlerinin ya köylüsü,
ya yakın köylüsü veya akrabasıydı.
İşte bir gecekondu bölgesi olan Zafertepe yaşadığını bildiğim Grup Çığ'ın solisti Mustafa Özarslan 
Avusturyaya bir konser için
gelmişti, kendisine müzik hayatındaki başlangıcı soruyorum.
"Sebahattin ağbi iki üniversite bitirmiş, saz çalıyor ve türkü söylüyordu" diyor Mustafa. Sebahattin? 
Hangi Sebahattin diye soruyorum.
Anlatıyor hangi Sebehattin olduğunu, Bu Sebahattin’nin benim de
tanıdığım, biri Ankara Hukuk Fakültesi ve diğeri Ankara Eğitim Fakülteleri olmak üzere iki fakülte
mezunu, Zafertepe mahallesinin sevilen bir
genciydi. O zamanlar yaşamı, eğitimi ile arkadaşlarına
olumlu
örnek olmuş bir gençti. Mustafa Özarslan, Ternizt Alevi Kültür Derneği'nin gecesine katılmak
için gelmişti. Kendisiyle gecenin gürültüsü arasında sohbet
etmeye çalıştım.
Sebahattin saz çalan, güzel de türkü söyleyen ve ayrıca Mustafa'nın kuzeniydi. 12 Eylül’ün öncesinin 
ve sonrasının
karanlığında,  Sebahattin bizlere söylemiş olduğu türkülerle yüreğimizi sıcak tutar,
arkadaşlar olarak birbirimize daha sıkı sarılırdık.
‑Beyaz gelinliği giydirecegiz, kendi ellerimizle sevgili
yurda-
türküsünü ondan başkasından bir dinlemedim, hala Sebahattin’nin sesinin özlemini duyarım.
‑Bir araya gelip, birlikte saz çalar,  türkü söylerdik- diyor Özarslan. "Hatta o zamanlara ait altı yedi 
tane amatörce yapmış
olduğumuz kaset kayıtlarını bulduk" diye devam ediyor. İşte Sebahattin’e
duyulan özenti, Mustafa'nın halk müziği derneklerine gitmesinin yolunu açmış. Hoşbilezik adlı
dernekte çalışmalar yapmış. Daha
sonra ver elini türkü barları. Kuzen Sebahattin,  Mustafa Özarslan'nın
etkilendiği kişi, Hoşbilezik Derneği ve türkü barlar ise
yetiştiği mekanlar.
Kökü ise Aşık Veysel, Aşık Ali İzzet, Aşık Veli ve Aşık Devrani gibi ozanların yetişmiş olduğu Emlek 
yöresi toprakları.
İşte bu köklerini hatırlatıyorum ona.  ‑İnsan kısım kısım, yer damar damar, kaşların
lamelif yüz şemsi kamer, güzelim beline olayım
kemer, yakışır sevdiğim sar beni beni- diyen Aşık
Hüseyin
Gürsoy anıyorum ve onların Özarslan'ın yaşamındaki etkisini soruyorum.
"O bölgenin insanıyım" diye söze başlıyor, "oraların havasını teneffüs ettiğimden, sularını içtiğimden 
ve dahası o bölgenin
acılarını tattığımdan, oraların etkisi tartışılmaz. Ayrıca yörenin içli bir ozanı Aşık
Hüseyin ile akrabası ve onunla
kökeninin aynı köy olmasının da kalıtsal değerleri yadsınmaz hiç"
diye sürdürüyor.
Emlek yöresinin bu etkisine olan gönül borcundan olsa gerek, neler yaptığını ve ne tür projeleri 
olduğunu soruyorum. "Sadece türkü
söylemekle kültüre hizmet edilmiyor" diyor ve ‑Emlek yöresinin
ozanlarının çalışmalarını toplayan bir arşiv çalışması- yaptığını dile getiriyor. Bu arşiv çalışmalarında
kimlere yer
vereceğini sorduğumda ise çocukluğumda ve gençliğimde bizlere efsaneleştirilerek
anlatılan isimlerin adlarını anıyor: "Kültürlerinin
derinliklerine inerek, gençlere kendi kültürlerini tanıtmak
gerekir.
Gençler bundan yararlanmaya hazır. Bunun için yapacağım arşiv çalışması önemli". Kendime bu
çalışmayı elde etmek için sabır
diliyorum.
Konuşmamızın sonunda kısa bir süre dışarı çıkıyoruz, dışarıda küçük çocuklardan birisinin top ile 
oynadığını görüyor.
Çocukla samimi bir şekilde yapmacıklığa kaçmadan top oynuyor. O kocaman
vücuduna rağmen çevik hareketlerle çocukla top koşturuyor.
Topla olan uyumunu hatırlatıyorum,
"Zafertepe'de ne futbol oynardık"
diye cevap veriyor. Gerçekte Zafertepe'nin tozlu ve kuru sokaklarında
güzel futbol oynandığını hatırlarım. Zafertepe mahallesinin çocuklarının gitmiş olduğu, hem Mustafa’nın
hem de benim mezun
olduğum 50. Yıl Lisesi'nin yıllar önce düzenlenen dünya liseler arası futbol
turnuvasında dünya şampiyonluğunu elde etmiş olduğunu
burada hatırlatmak isterim.
Türküye duruyor. Birkaç türküden sonra salonun içindeki geliş gidişlerden rahatsızlık duymadan 
halaydan, semaha, semahtan, uzun
havaya, oradan kırık havalara kadar birbirinden güzel türküleri
söylerken Mustafa sanki sesi ile oynuyor. Sesi ile oynuyor diyorum, çünkü türkülerin bazı bölümlerinde
sesinin gücünü ölçercesine
türküler çağırıyor. Bu arada yanımdaki arkadaşımın kulağına eğilip,
Mustafa'nın "destek olsaydı opera eğitimi alırdım" sözünü
iletiyorum. Arkadaşım ne demek istediğimi
hemen
anlamıştı ki, "Pavaroti'ye de benziyor" cevabını veriyor.
Halaya kalkmış birbirinden güzel gençlerin alımlılığından etkilenmeden halayları birbiri arkasına 
okuyup, gençlerin damarlarına
ulaşıyor, onları istediği yüksekliğe çekiyor.  Mustafa Özarslan'nın
konser verdiği yerin düğün salonu olmasına rağmen, baştan
sona kadar kendisi ile Türkiye'de türkülerle
bir daha kolay
unutmayacağım bir gezi yapıyorum.
Konser bitiyor, bu sanatçı türkülere vurgun birisidir diyorum kendi kendime. Daha sonra da tohumunun
sık atıldığı, aşıklar diyarı
Emlek yöresinin bir sanatçısından da bu beklenir, diyerek arabama biniyor,
arabamdaki müzik çalarıma  elimi uzatıyorum, Mustafa’nın
söylediği ters bico adlı köyümün halay havası
eşliğinde yola
koyuluyorum.
  Please enter correct API key in plugin settings!

Radyo Veysel

Radyo Veysel Dinlemek Icin Tıklayın...

Alevi Bektaşi Federasyonu