logo

Sunday 04th of December 2016

Giriş Formu




Savrulup Gidiyor - Veysel KAYMAK PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Veysek Kaymak tarafından yazıldı.   
Cuma, 14 Ekim 2016 11:15

SAVRULUP GİDİYOR

Savrulup gidiyor,  ömür dediğin

Kuru yaprak gibi yelin önünde

Yağmurla ıslanıp, karla eriyor

Çırpınıp duruyor, selin önünde

Ne bahara, ne de yaza alıştım

Toprak oldum, çamurlara karıştım

Bunca yıldır, kendim ile savaştım

Yine haksız çıktım, elin önünde

Dünyada, düzensiz bir çark dönüyor

Kimin ihya edip, kimin görmüyor

İnsanlar arası duvar örüyor

Kimse eşit değil, bunun önünde

Veysel der ki dürüstlüğü savundum

Yeri geldi eşe, dosta darıldım

Bir zaman yaşadım, ben de var idim

Herkes eşitlenir,  salın önünde.

 

23 Eylül, 2016

Veysel Kaymak

 
Dikili - Veysel KAYMAK PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Veysek Kaymak tarafından yazıldı.   
Cuma, 14 Ekim 2016 11:13

DİKİLİ

Bir şiir de Dikili’ye yazayım

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Varsa gizli sırlarını çözeyim

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Türkü var, Kürdü var, hem de Romanı

Kaldırmışlar gönüllerde güm anı

Bana sorarsanız,  barış zamanı

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Hem gençleri vardır, çokça yaşlısı

Dazlak kafalısı, sırma saçlısı

Hem güler yüzlüsü, çatık kaşlısı

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Hem zayıfı vardır, hemi de şişman

Bir gelmeyen pişman, bir gelen pişman

Bunlar aydan gelmiş, deseler şaşmam

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Sahilleri güzel, kendini bilmem

Yeminler olsun ki bir daha gelmem

Beni sevmeyeni, ben dahi sevmem

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Tarım arazisi ranta açılmış

Tarlaları parsel parsel satılmış

Plajları sıra sıra tutulmuş

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Sitemizin adı Altın Kent imiş

Kimisine altın, kimine gümüş

Bilmem ki bu adı ona kim vermiş?

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Ali Çinar diyor, fil mezarlığı

Mülazım diyor ki,  geç pazarlığı

Fatma’ya kalırsa, hak nazarlığı

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Devrimci demokrat, Laz uşakları

Turgut’u, Hasan’ı, bir de Haydar’ı

Yazmamak olur mu, Hülya-Zeynel’i

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Bağımsız kadınlar burda yaşıyor

Uygun adım, çarşı-pazar koşuyor

Her biri dünyanın yükün taşıyor

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Haksızlık etmeyim, Dikili sana

Dost olmuşsun hem denize, hem dağa

Benim şakalarım, yalnız insana

Dikili’de çeşit çeşit insan var

Veysel güzellere haksızlık etme

Çatıyorsan bari onlara çatma

Söyle doğrusunu, kimseden korkma

Dikili’de çeşit çeşit insan var.

 

27 Temmuz, 2016

Veysel Kaymak

 
Deli Gönül - Veysel KAYMAK PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Veysel Kaymak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 25 Ağustos 2016 10:26

DELİ GÖNÜL

Benden selam söyle dost ellerine
Âşık Veysel, Al (i) İzzet’in köyüne
Hasret kaldım obasına, dağına
Gör bütün diyarı, tez deli gönül

Beserek Dağına çık seyran eyle
Gül dedeye varıp, derdini söyle
Karataş’ta otur, kendini dinle
Dağları, taşları gez, deli gönül

Mezarlı boyundan inip, yaylaya
Sofralar kurulsun, tekmil, Sulağa
Türkü söyleyerek,  düşün yollara
Ellerde üç telli saz, deli gönül

Veysel, hayalinde bir bir geziyor
Arada, sırada derdin yazıyor
Akşam- sabah, yollarını gözlüyor
Çektiğim çileyi yaz, deli gönül.

14 Ağustos, 2016
Veysel Kaymak

 
Atatürk - Veysel KAYMAK PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Veysel Kaymak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 25 Ağustos 2016 10:25

GEL YETİŞ

Yine seni arar olduk, Atatürk
Halkın imdadına, durma, gel yetiş
Yezitler elinde kaldık, Atatürk
Ellerine Zülfikarı al, yetiş

Boşuna mı yaptın, onca savaşı
Yarıda bıraktık, hayali düşü
Yine irticadır, çıbanın başı
Yeni yeni Kubilay’lar sal, yetiş

Hem askeri darbe, hem sivil darbe
Yine sokacaklar, milleti harbe
Halka zülmediyor, cahil ve zorba
Derdimize birer çare bul, yetiş

Bir eser bıraktın, tarumar ettik
Gelip saldırdılar, bizler seyrettik
Elimizde kazma birlikte yıktık
Zalimler diyarı olduk, bil yetiş

Veysel’in yurdunun, Sultanı sensin
Gel ki, onca dertlerimiz, son bulsun
İlim, irfan derdin unutulmasın
Tehlike çanları çalar, sen yetiş.

03 Ağustos, 2016
Veysel Kaymak

 
Süleyman Bal'ın Ardından PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Veysel KAYMAK tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 26 Mart 2016 20:38

SÜLEYMAN BAL’IN ARDINDAN

 

‘ Şimdi bizim elin baharı, yazı

Seyrana çıkmıştır, gelini, kızı

Yüreğimden gitmez ince bir sızı

Yol verin de ben sılama gideyim’

 

Geçtiğimiz Çarşamba günü, Ankara’da, köyümüzden Süleyman Bal’ı kaybettik. Süleyman, son yıllarda, kışları Ankara’da, çocuklarının yanında kalır, yazları ise köye dönerdi. Bu yaz öyle olmadı, köye sağ-salim dönemedi.

Bundan, beş altı yıl önce de yine bir kış günü eşi, Şehriban Hanımı uğurlamıştık, Ankara’dan köye. Hayatın bir gerçeği bu, başka ne denebilir ki? Zor olan ise arkada bırakılan acıdır, gözyaşıdır.

Süleyman yaşlanmıştı, daha da kötüsü, bir hayli kilolu idi. Bununla birlikte, görünürde önemli bir hastalığı yoktu. Aniden ayrıldı aramızdan. Daha çokta bu aniden ölümler acıtıyor içimizi. Cenazesi köye götürüldü, oraya defnedildi. Ne yazık ki bazı sağlık sorunlarım nedeniyle gidemedim, ama er ya da geç gideceğim peşinden, sen müsterih ol sevgili arkadaşım.

Altmışlı, yetmişli yıllarda kendi köyümün okulunda görev yaparken, Süleyman Bal da köy Muhtarı idi. Birkaç dönem de muhtarlık yaptı. Çok iyi bir insandı, misafirperverdi. Kapısı herkese açıktı, köye gelen misafirler olsun, bizler olalım, çok kahrımızı çektiler; Eşi Şehriban Bacı ile yine buradan rahmetle anacağım, Abisi Mustafa Dayı ile.

Süleyman, köyde uzun süre bakkallıkta yaptı. Şarkışla’dan, çevreden birçok arkadaş, dost kazandı. Asıl olan da bu değil mi? Yaşarken dost edinmek, öldükten sonra da arkasında dostlar bırakmak. Ne yazık ki birçoğumuz bunu bile başaramıyoruz!

Onca yıl içinde Süleyman’la iyi kötü anılarımız oldu. Bazı ufak, tefek kırgınlıklar dışında, dostluğumuz hep devam etti. Önemli olan da bu değil mi yaşam boyu hep dost kalabilmek?

Bu gün düşünüyorum da, neredeyse bir elin parmakları kadar bir arkadaş, bir dost kalmış çevremde! Üzüleyim mi, sevineyim mi bilemiyorum!?

‘Yine Bahar Geldi’ adlı bir şiirimden bir dörtlükle başladım, yine aynı şiirden bir dörtlükle bitireyim;

‘Yüce dağlarının karı kalkmıştır

Her renkten, her cinsten çiçek açmıştır

Bülbül varıp gül dalına konmuştur

Ben de bülbül gibi figan edeyim’

Toprağın bol olsun, ışıklar içinde yat, gönlü güzel, kendi güzel Süleyman Bal. Acını hep yüreklerimizde taşıyacağız…

 

20 Mart, 2016

Veysel Kaymak

 
43. Aşık Veysel Anması - SMO PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Sivrialan.Net tarafından yazıldı.   
Salı, 08 Mart 2016 09:16

 
« BaşlangıçÖnceki1234SonrakiSon »

Sayfa 1 / 4

Gerçek Gündem

Radyo Veysel

Radyo Veysel Dinlemek Icin Tıklayın...

Alevi Bektaşi Federasyonu