logo

Monday 26th of September 2016

Giriş Formu




Deli Gönül - Veysel KAYMAK PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Veysel Kaymak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 25 Ağustos 2016 10:26

DELİ GÖNÜL

Benden selam söyle dost ellerine
Âşık Veysel, Al (i) İzzet’in köyüne
Hasret kaldım obasına, dağına
Gör bütün diyarı, tez deli gönül

Beserek Dağına çık seyran eyle
Gül dedeye varıp, derdini söyle
Karataş’ta otur, kendini dinle
Dağları, taşları gez, deli gönül

Mezarlı boyundan inip, yaylaya
Sofralar kurulsun, tekmil, Sulağa
Türkü söyleyerek,  düşün yollara
Ellerde üç telli saz, deli gönül

Veysel, hayalinde bir bir geziyor
Arada, sırada derdin yazıyor
Akşam- sabah, yollarını gözlüyor
Çektiğim çileyi yaz, deli gönül.

14 Ağustos, 2016
Veysel Kaymak

 
Atatürk - Veysel KAYMAK PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Veysel Kaymak tarafından yazıldı.   
Perşembe, 25 Ağustos 2016 10:25

GEL YETİŞ

Yine seni arar olduk, Atatürk
Halkın imdadına, durma, gel yetiş
Yezitler elinde kaldık, Atatürk
Ellerine Zülfikarı al, yetiş

Boşuna mı yaptın, onca savaşı
Yarıda bıraktık, hayali düşü
Yine irticadır, çıbanın başı
Yeni yeni Kubilay’lar sal, yetiş

Hem askeri darbe, hem sivil darbe
Yine sokacaklar, milleti harbe
Halka zülmediyor, cahil ve zorba
Derdimize birer çare bul, yetiş

Bir eser bıraktın, tarumar ettik
Gelip saldırdılar, bizler seyrettik
Elimizde kazma birlikte yıktık
Zalimler diyarı olduk, bil yetiş

Veysel’in yurdunun, Sultanı sensin
Gel ki, onca dertlerimiz, son bulsun
İlim, irfan derdin unutulmasın
Tehlike çanları çalar, sen yetiş.

03 Ağustos, 2016
Veysel Kaymak

 
Süleyman Bal'ın Ardından PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Veysel KAYMAK tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 26 Mart 2016 20:38

SÜLEYMAN BAL’IN ARDINDAN

 

‘ Şimdi bizim elin baharı, yazı

Seyrana çıkmıştır, gelini, kızı

Yüreğimden gitmez ince bir sızı

Yol verin de ben sılama gideyim’

 

Geçtiğimiz Çarşamba günü, Ankara’da, köyümüzden Süleyman Bal’ı kaybettik. Süleyman, son yıllarda, kışları Ankara’da, çocuklarının yanında kalır, yazları ise köye dönerdi. Bu yaz öyle olmadı, köye sağ-salim dönemedi.

Bundan, beş altı yıl önce de yine bir kış günü eşi, Şehriban Hanımı uğurlamıştık, Ankara’dan köye. Hayatın bir gerçeği bu, başka ne denebilir ki? Zor olan ise arkada bırakılan acıdır, gözyaşıdır.

Süleyman yaşlanmıştı, daha da kötüsü, bir hayli kilolu idi. Bununla birlikte, görünürde önemli bir hastalığı yoktu. Aniden ayrıldı aramızdan. Daha çokta bu aniden ölümler acıtıyor içimizi. Cenazesi köye götürüldü, oraya defnedildi. Ne yazık ki bazı sağlık sorunlarım nedeniyle gidemedim, ama er ya da geç gideceğim peşinden, sen müsterih ol sevgili arkadaşım.

Altmışlı, yetmişli yıllarda kendi köyümün okulunda görev yaparken, Süleyman Bal da köy Muhtarı idi. Birkaç dönem de muhtarlık yaptı. Çok iyi bir insandı, misafirperverdi. Kapısı herkese açıktı, köye gelen misafirler olsun, bizler olalım, çok kahrımızı çektiler; Eşi Şehriban Bacı ile yine buradan rahmetle anacağım, Abisi Mustafa Dayı ile.

Süleyman, köyde uzun süre bakkallıkta yaptı. Şarkışla’dan, çevreden birçok arkadaş, dost kazandı. Asıl olan da bu değil mi? Yaşarken dost edinmek, öldükten sonra da arkasında dostlar bırakmak. Ne yazık ki birçoğumuz bunu bile başaramıyoruz!

Onca yıl içinde Süleyman’la iyi kötü anılarımız oldu. Bazı ufak, tefek kırgınlıklar dışında, dostluğumuz hep devam etti. Önemli olan da bu değil mi yaşam boyu hep dost kalabilmek?

Bu gün düşünüyorum da, neredeyse bir elin parmakları kadar bir arkadaş, bir dost kalmış çevremde! Üzüleyim mi, sevineyim mi bilemiyorum!?

‘Yine Bahar Geldi’ adlı bir şiirimden bir dörtlükle başladım, yine aynı şiirden bir dörtlükle bitireyim;

‘Yüce dağlarının karı kalkmıştır

Her renkten, her cinsten çiçek açmıştır

Bülbül varıp gül dalına konmuştur

Ben de bülbül gibi figan edeyim’

Toprağın bol olsun, ışıklar içinde yat, gönlü güzel, kendi güzel Süleyman Bal. Acını hep yüreklerimizde taşıyacağız…

 

20 Mart, 2016

Veysel Kaymak

 
43. Aşık Veysel Anması - SMO PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Sivrialan.Net tarafından yazıldı.   
Salı, 08 Mart 2016 09:16

 
NASIL ANLATAYIM PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Sivrialan.Net tarafından yazıldı.   
Salı, 26 Ocak 2016 09:19

NASIL ANLATAYIM

Nasıl anlatayım yurdumu size
Bulutlarla kaplı güne benziyor
Çiçekleri, fidanları sararmış
Verimsiz toprağa, çöle benziyor

Arabın kültürü gelmiş oturmuş
Olanca değeri almış götürmüş
Geriye sadece hurafe kalmış
İncinmiş, kırılmış cana benziyor

Bilgisizler, görgüsüzler yönetir
Saraylar yaptırır, savaş çıkartır
Ayrımcılık yapar, yara kanatır
İçi yağmalanmış, hana benziyor

Veysel, ümidini kesme yarından
Hem halkından, hem de güzel yurdundan
Yüce dağlar temizlenir karından
Özgürlüğe hasret, kula benziyor.

12 Ocak, 2016

Veysel Kaymak

 
GÖRÜR-GÖRMEZ PDF Yazdır e-Posta
Anasayfa
Veysel KAYMAK tarafından yazıldı.   
Salı, 26 Ocak 2016 09:16

Diyanet İşleri Başkanı Görmez; ‘Cem evleri kırmızıçizgimizdir’ demiş! Demek oluyor ki boğaların
kırmızıya alerjilerinin olduğu gibi, O’da; Alevilere karşı, cem evlerine karşı benzer duygular taşıyor
olmalı!

Bu yüzden de, Aleviler konusunda, cem evleri konusunda saldırılarını sürdürüyor; ‘ Cem evleri
kırmızıçizgimizdir. Alevi ile evlenilmez’ vb saçmalıklarla…

Geçmişte Osmanlı Şeyhülislamlarının, Aleviler konusundaki fetvalarına benzer fetvalar veriyor!
İyi de kardeşim,  aradan yüz yıllar geçmiş, devlet olarak, millet olarak, demokrasi açısından, insan
hakları açısından bir adım da olsa ilerleyemeyecek miyiz?! Bu çileli halk, yüz yıllar öncesinde olduğu
gibi ölümlerle, zulümlerle, ayrımcılıkla mı anılacak, acı çekmeye devam mı edecek?!

Din, Diyanet, cehalet diye diye daha nereye kadar?!

Üstelik dinden de, Diyanetten de ne anladıkları belli! Bu değerler birileri tarafından, sürekli istismar
ediliyor! Hırsızlığa, yolsuzluğa, soyguna, vurguna alet ediliyor!

Ayakkabı kutularında, milyon dolarlar yakalanırken, yine milyon dolarlar sıfırlanırken kimsenin sesi
çıkmıyor, hesap sorulmuyor!

Ortada bütün bunları soruşturacak ne savcı, ne de yargıç var!

Diyanet İşleri Başkanının soyadı görmez ya, dince de ağır suç sayılan bu gerçekleri görmüyor da, peki
ne görüyor? Cem evlerini, kırmızıçizgi olarak görüyor! Onun için yazının başlığını da ‘Görür-Görmez’
koyduk!

Siz görseniz de, görmeseniz de gerçekler değişmiyor; Cem evleri Alevilerin ibadet yerleridir. Aleviler,
ibadetlerini cem evinde yaparlar.

Alevinin kıblesi insan, dini sevgi, yoldaşı kâmil insan, düşmanı kindir.



06 Ocak, 2016

Veysel Kaymak

 
« BaşlangıçÖnceki123SonrakiSon »

Sayfa 1 / 3

Gerçek Gündem

Radyo Veysel

Radyo Veysel Dinlemek Icin Tıklayın...

Alevi Bektaşi Federasyonu